Kartvizitinizin Size Söylemek İsteyip de Söyleyemediği 7 Şey

  • Sumo

Dünyaya hiç kartvizitinizin gözünden bakmayı denediniz mi? Bazen cebinizde, bazen cüzdanınızda ya da bazen kişisel dosyanızın arasında muhafaza ettiğiniz kartvizitler için dünya çok zor bir yer olmalı. Profesyonel özgeçmişinizin ufak birer temsilcileri olan kartvizitiniz kimi zaman elden ele dolaşıyor, kimi zaman arka cebinizde buruş buruş oluyor veya kimi zaman da ofis çekmecenizin derinliklerinde unutulup gidiyor.

Matbuu blog olarak bugünkü yazımızda dünyaya kartvizitinizin gözünden bakmaya çalıştık ve kartvizitinizin size söylemek isteyip de söyleyemediklerini esprili bir şekilde dile getirdik. Bu yazıyı okurken cebinizdeki ya da cüzdanınızdaki kartviziti çıkarmanızı ve bilgisayarınızın yanına yerleştirmenizi rica ediyoruz. Aşağıda listelenen ifadeleri kartvizitinizin ağzından çıkıyormuş gibi düşünüp yazının keyfini çıkarın. Keyifli okumalar.

“Beni kendin tasarlama, profesyonel ellere emanet et.”

Çirkin bir kartvizit olmak istemiyorum. Renklerim uyumsuz ya da patlak olmasın. Üzerimde yazan metinlerin de yazı tipi ne aşırı ciddi ne de aşırı samimi olmamalı. İşte tam olarak da bu yüzden beni profesyonel bir tasarımcının eline emanet etmeni istiyorum. İşi bilen birinin elinden çıktığım zaman hem sen bana hayran olacaksın hem de beni uzattığın müşterilerin ya da iş ortakların çok şaşıracak. Sıradan ve çirkin bir kartvizit olmama izin verme.

“Üzerimde sana ait iletişim bilgileri eksiksiz bir şekilde yer almalı.”

Benim aracılığımla sana ulaşmak isteyen pek çok insan olacak. Ve sana ulaşabilmelerini sağlamak tamamen senin elinde. Telefon, e-posta adresi, açık adres, sosyal medya hesap adları gibi bilgilerden en az iki tanesinin üzerimde mutlaka olması gerekiyor. Seni başarıyla temsil edebilmem için bu çok önemli bir detay. Bu adımı sakın atlama.

“Lütfen baskımı aldıktan sonra Lak ya da Selefon uygulaması yaptır ki kırılgan bir yapım olmasın. Daha uzun bir süre yaşayabileyim.”

Biliyorsun ki yapıldığım malzeme son derece narin ve bu yüzden sen beni cüzdanına ya da cebine yerleştirirken hemencecik kırılabiliyorum. Beni kırma lütfen ve ömrümü uzatmak için baskı işlemi sonrası koruyucu özellikte bir uygulama yaptır. Hem bu uygulamalar sonrasında suya ve toza karşı bile daha dayanıklı oluyorum. Hatta daha dikkat çekici olabilmem için parlak, daha gösterişli olabilmem için de mat bir kaplama bile yaptırabilirsin.

“Beni cüzdanında ya da cebinde taşıma. Kenarlarım kıvrılıyor ve buruşuyorum.”

Her ne kadar koruyucu bir uygulama yaptırsan da cüzdan ya da cep gibi yerlerde uzun süre şeklimi koruyamıyorum. Kenarlarım kıvrık ve buruşuk olursa beni sen bile beğenmezsin ve sen bile beğenmezken müşterilerin nasıl beğensin? Sadece benim için üretilmiş çok güzel kartvizitlikler var. Beni bu kartvizitliklerin içerisinde muhafaza etmelisin. Ayrıca çok da şık duruyorlar. Hem beni korumuş olursun hem de kendine profesyonel bir hava eklemiş olursun.

“Bana özel bölmeleri olan çok şık çantalarda da muhafaza edebilirsin.”

Zaten profesyonel bir iş adamının mutlaka kendine ait şık bir iş çantası olması gerekir. Her yerde kolayca bulabileceğin bu iş çantalarının özel “kartvizit” bölmeleri vardır ve beni bu bölmelerde saklarsan ne kirlenirim ne de eğilip bükülürüm. Bu çantaların diğer bir özelliği de kalem, defter, broşür vb. gibi diğer eşyaların için de özel bölmeleri olması. Şahane değil mi?

“Nereye gidersen git, beni yanına almayı sakın unutma!”

İş görüşmeleri, toplantılar ya da etkinliklere katılırken zaten beni yanına alıyorsun (alıyorsun değil mi?). Bu tür yerlerde müşterilerinle ya da iş ortaklarında buluştuğun için beni sunmayı unutmuyorsun. Ancak, yemek yemeğe ya da bir arkadaşınla buluşmaya gidiyor olsan bile beni kartvizitliğinde ya da çantanda taşımalısın. İş fırsatlarının nerede ne zaman karşına çıkacağı hiç belli olmaz. Arkadaşın seni başka bir arkadaşıyla tanıştırabilir veya yemek yerken potansiyel bir müşterinle karşılaşabilirsin. Kimliğini nasıl yanından ayırmıyorsan, beni de aynı şekilde düşünmen gerek. Seni her an her yerde temsil edebilirim, unutma sakın!

“Beni, kartvizitini herkese gururla takdim et.”

Yaptığın işle ve kendinle gurur duyuyor olmalısın ve bunu insanlara belli etmekten çekinme. Kendinden emin bir duruş sergilediğin zaman, karşındaki insanın senden etkilenmeme gibi bir şansı yok. Hem akıllarda güzel bir iz bırakmak hem de markana karşı bir güven oluşturmak istiyorsan, beni insanlara takdim ederken kendinden emin ve gururlu bir duruşun olmalı.

Merhaba sevgili kartvizit sahibi, hadi birlikte güzel işler yapalım!

Alıntıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*